Bakan Fidan: "İran’a yeni bir saldırının, bölgedeki savaş ve çatışmayı tekrar yaygınlaştırmaya yol açacağı konusunda hemfikiriz"
İstanbul’da düzenlenen R4+E3 Dışişleri Bakanları Toplantısı’nın ardından basın toplantısında konuşan Dışişleri Bakanı Fidan, "Savaşın hem Körfez’de hem Ukrayna’da bir an önce durmasına ve ateşkesin olmasına hemfikiriz. Özellikle İran’a yönelik yeniden yapılacak bir saldırının, gerçekten bölgedeki sa...
İstanbul’da düzenlenen R4+E3 Dışişleri Bakanları Toplantısı’nın ardından basın toplantısında konuşan Dışişleri Bakanı Fidan, "Savaşın hem Körfez’de hem Ukrayna’da bir an önce durmasına ve ateşkesin olmasına hemfikiriz. Özellikle İran’a yönelik yeniden yapılacak bir saldırının, gerçekten bölgedeki savaş ve çatışmayı tekrar yaygınlaştırmaya yol açacağı konusunda hemfikiriz. Hürmüz Boğazın hemen açılması gerekiyor. Suudi Arabistan’a yönelik yapılan saldırıların da durması gerekiyor" dedi.
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, İstanbul’da düzenlenen R4 (Türkiye, Mısır, Pakistan, Suudi Arabistan) ve İtalya’nın da katılımıyla düzenlenen R4+E3 (İngiltere, Almanya, Fransa) Dışişleri Bakanları toplantılarının ardından basın toplantısında konuştu.
Bakan Fidan, "İstanbul’da önemli uluslararası bir diplomasiye ev sahipliği yaptık. Önce bölgesel dörtlü toplantımızı yaptık, daha sonra bölgesel dörtlü Avrupa üçlüsü ve İtalya’nın katılımıyla 8 ülke bir araya geldik. Bugün yaptığımız toplantı yedinci toplantıydı. Türkiye-Suudi Arabistan, Mısır ve Pakistan katılımıyla bölgesel dörtlü olarak bölgemizin sorunlarını, çözüm metotlarını, bugüne kadar yapılan işlemleri, alınan tedbirleri sorunların geldiği noktayı çözümlerin ilerlediği aşamayı detaylı bir şekilde masaya yatırma imkanımız oldu. Tabi bölgemizdeki sorunları, Hürmüz Boğazının kapalılığı, İran’a muhtemel-olası olan bir atak, daha sonra bölgede Husilerin bölgede Suudi Arabistan’a yaptığı saldırı ve bizim yaptığımız dayanışma ve bu çatışma nasıl sonlandırılabilir. Yine İsrail’in bölgedeki istikrarsızlaştırıcı rolü, Gazze, Batı Şeria başta olmak üzere Lübnan ve Suriye’deki muhtemel istikrarsızlaştırıcı hamleleri de konuştuk" dedi.
Bakan Fidan, "Daha sonra Avrupalı meslektaşlarımız ile bir araya geldik. Hem bölgelerinin hem belli başlı İslam ülkelerinin hem bölgesel konuları hem de küresel konuları detaylı bir şekilde masaya yatırdık. Bu konuda görüş alışverişinde bulunmaları önemli. Tabi konuların başında iki savaş alanı geliyor. Bunlardan birisi şu anda körfezdeki savaş nedeniyle kapalı olan Hürmüz Boğazı ve Babülmendep’in zaman zaman inkitaya uğraması, oradaki geçişlerin risk altına girmesi. Ve diğer taraftan Karadeniz’deki seyri sefer güvenliği hemen hemen ortadan kalkmış olması. Bu ikisi hem dünyanın enerji ihtiyacını hem gıda ihtiyacını hem de serbest ticaret rejimini inanılmaz bir şekilde etkilemekte. Bütün hükümetlere coğrafya ayrımı gözetmeksizin vatandaşları üzerinde piyasalar üzerinde, finansman üzerinde inanılmaz bir basınç ve yük oluşturmakta. Tabii ki sorumlu devletlerin rolü, sorunlara mümkün oldukça barışçıl yolları aramak. Tabi biz bunları masaya detaylı bir şekilde yatırdık. Hem Ukrayna’daki savaş ve hem İran Hürmüz Boğazı ve Suudi Arabistan’a yapılan saldırılar. Daha sonra İsrail’in bölgedeki istikrarsızlaştırıcı rolü ve bunların önün nasıl geçilebilir ve bölgede olan bütün sıkıntılar konular, bütün bunlar hepsini masaya yatırdık" diye konuştu.
Ülkelerin bölgede süren savaşların hemen durmasını istediğine dikkat çeken Bakan Fidan, "Tabii ki masanın etrafındaki bütün ülkeler, daha fazla savaşın yaygınlaşmasını istemiyorlar. Savaşın hem Körfez’de hem Ukrayna’da bir an önce durmasına ve ateşkesin olmasına taraftarlar bu önemli. Bütün ülkeler, diyaloğun, diplomasinin tek yol olduğu konusunda hem fikirler, tabi bu önemli. Bu mesajı tüm taraflara aynı şekilde verme, iletme kararı aldık. Özellikle İran’a yönelik yeniden yapılacak bir saldırının, gerçekten bölgedeki savaş ve çatışmayı tekrar yaygınlaştırmaya yol açacağı konusunda hemfikiriz. Bunun yerine diyaloğu ve diplomasinin en doğru yol olduğu konusunda fikir birliği sağladık. Tabii ki diğer taraftan Hürmüz Boğazın hemen açılması gerekiyor. Suudi Arabistan’a yönelik yapılan saldırıların da durması gerekiyor. Bütün bunları uygun diplomatik yöntemlerle nasıl yapabiliriz? Ne türden araçlar, yöntemler, argümanlar kullanılabilir, bunları da detaylı bir şekilde masaya yatırdık" ifadelerini kullandı.
Libya ile 7 yıldır yürürlükte olan anlaşmaya vurgu yapan Bakan Fidan, "Libya ile mutabakat zaptını 2019’da imzaladık. 7 yıldır zaten hukuken de yürürlükte olan bir anlaşmanın Libya Temsilciler Meclisi tarafından kabul edilmesinin siyasi gürültü haline getirilmesini yadırgıyoruz. Yunanistan’ın AB nezdinde yaptığı girişimleri görüyoruz. Bu anlaşılabilecek bir konu değil. Bizim Libya’nın istikrarının temini konusundaki çalışmalarımız hız kesmeden devam edecek. Bu anlaşmayı Mısır ile de görüşüyor ve oldukça yapıcı bir noktada duruyoruz. Bu konuda da görüşmeler yapılabilir" diye konuştu.
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, İstanbul’da düzenlenen R4 (Türkiye, Mısır, Pakistan, Suudi Arabistan) ve İtalya’nın da katılımıyla düzenlenen R4+E3 (İngiltere, Almanya, Fransa) Dışişleri Bakanları toplantılarının ardından basın toplantısında konuştu.
Bakan Fidan, "İstanbul’da önemli uluslararası bir diplomasiye ev sahipliği yaptık. Önce bölgesel dörtlü toplantımızı yaptık, daha sonra bölgesel dörtlü Avrupa üçlüsü ve İtalya’nın katılımıyla 8 ülke bir araya geldik. Bugün yaptığımız toplantı yedinci toplantıydı. Türkiye-Suudi Arabistan, Mısır ve Pakistan katılımıyla bölgesel dörtlü olarak bölgemizin sorunlarını, çözüm metotlarını, bugüne kadar yapılan işlemleri, alınan tedbirleri sorunların geldiği noktayı çözümlerin ilerlediği aşamayı detaylı bir şekilde masaya yatırma imkanımız oldu. Tabi bölgemizdeki sorunları, Hürmüz Boğazının kapalılığı, İran’a muhtemel-olası olan bir atak, daha sonra bölgede Husilerin bölgede Suudi Arabistan’a yaptığı saldırı ve bizim yaptığımız dayanışma ve bu çatışma nasıl sonlandırılabilir. Yine İsrail’in bölgedeki istikrarsızlaştırıcı rolü, Gazze, Batı Şeria başta olmak üzere Lübnan ve Suriye’deki muhtemel istikrarsızlaştırıcı hamleleri de konuştuk" dedi.
Bakan Fidan, "Daha sonra Avrupalı meslektaşlarımız ile bir araya geldik. Hem bölgelerinin hem belli başlı İslam ülkelerinin hem bölgesel konuları hem de küresel konuları detaylı bir şekilde masaya yatırdık. Bu konuda görüş alışverişinde bulunmaları önemli. Tabi konuların başında iki savaş alanı geliyor. Bunlardan birisi şu anda körfezdeki savaş nedeniyle kapalı olan Hürmüz Boğazı ve Babülmendep’in zaman zaman inkitaya uğraması, oradaki geçişlerin risk altına girmesi. Ve diğer taraftan Karadeniz’deki seyri sefer güvenliği hemen hemen ortadan kalkmış olması. Bu ikisi hem dünyanın enerji ihtiyacını hem gıda ihtiyacını hem de serbest ticaret rejimini inanılmaz bir şekilde etkilemekte. Bütün hükümetlere coğrafya ayrımı gözetmeksizin vatandaşları üzerinde piyasalar üzerinde, finansman üzerinde inanılmaz bir basınç ve yük oluşturmakta. Tabii ki sorumlu devletlerin rolü, sorunlara mümkün oldukça barışçıl yolları aramak. Tabi biz bunları masaya detaylı bir şekilde yatırdık. Hem Ukrayna’daki savaş ve hem İran Hürmüz Boğazı ve Suudi Arabistan’a yapılan saldırılar. Daha sonra İsrail’in bölgedeki istikrarsızlaştırıcı rolü ve bunların önün nasıl geçilebilir ve bölgede olan bütün sıkıntılar konular, bütün bunlar hepsini masaya yatırdık" diye konuştu.
Ülkelerin bölgede süren savaşların hemen durmasını istediğine dikkat çeken Bakan Fidan, "Tabii ki masanın etrafındaki bütün ülkeler, daha fazla savaşın yaygınlaşmasını istemiyorlar. Savaşın hem Körfez’de hem Ukrayna’da bir an önce durmasına ve ateşkesin olmasına taraftarlar bu önemli. Bütün ülkeler, diyaloğun, diplomasinin tek yol olduğu konusunda hem fikirler, tabi bu önemli. Bu mesajı tüm taraflara aynı şekilde verme, iletme kararı aldık. Özellikle İran’a yönelik yeniden yapılacak bir saldırının, gerçekten bölgedeki savaş ve çatışmayı tekrar yaygınlaştırmaya yol açacağı konusunda hemfikiriz. Bunun yerine diyaloğu ve diplomasinin en doğru yol olduğu konusunda fikir birliği sağladık. Tabii ki diğer taraftan Hürmüz Boğazın hemen açılması gerekiyor. Suudi Arabistan’a yönelik yapılan saldırıların da durması gerekiyor. Bütün bunları uygun diplomatik yöntemlerle nasıl yapabiliriz? Ne türden araçlar, yöntemler, argümanlar kullanılabilir, bunları da detaylı bir şekilde masaya yatırdık" ifadelerini kullandı.
Libya ile 7 yıldır yürürlükte olan anlaşmaya vurgu yapan Bakan Fidan, "Libya ile mutabakat zaptını 2019’da imzaladık. 7 yıldır zaten hukuken de yürürlükte olan bir anlaşmanın Libya Temsilciler Meclisi tarafından kabul edilmesinin siyasi gürültü haline getirilmesini yadırgıyoruz. Yunanistan’ın AB nezdinde yaptığı girişimleri görüyoruz. Bu anlaşılabilecek bir konu değil. Bizim Libya’nın istikrarının temini konusundaki çalışmalarımız hız kesmeden devam edecek. Bu anlaşmayı Mısır ile de görüşüyor ve oldukça yapıcı bir noktada duruyoruz. Bu konuda da görüşmeler yapılabilir" diye konuştu.
