Gürültü cinayetinde 24 yıla kadar hapis istemi
Kocaeli’nin Kandıra ilçesinde komşular arasında "yüksek sesle müzik dinleme" meselesi yüzünden çıkan ve bir kişinin hayatını kaybettiği bıçaklı kavgaya ilişkin mütalaa açıklandı. Maktulün elindeki balta ve savurduğu küfürler dikkate alınarak olayın "haksız tahrik" altında gerçekleştiği belirtilen mü...
Kocaeli’nin Kandıra ilçesinde komşular arasında "yüksek sesle müzik dinleme" meselesi yüzünden çıkan ve bir kişinin hayatını kaybettiği bıçaklı kavgaya ilişkin mütalaa açıklandı. Maktulün elindeki balta ve savurduğu küfürler dikkate alınarak olayın "haksız tahrik" altında gerçekleştiği belirtilen mütalaada, tutuklu sanığın 18 yıldan 24 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edildi.
Olay, 23 Ağustos 2025’de saat 23.00 sıralarında Çarşı Mahallesi Dursun Sokak’ta meydana geldi. Yüksek sesle müzik dinlenilmesi sebebiyle Kurtuluş Canbay (35) ile Mehmet Fatih G. (42) arasında tartışma çıktı. Tartışmanın büyümesi üzerine Canbay, balta ile Mehmet Fatih G. ise ekmek bıçağı ile birbirlerini yaraladı. Canbay olay yerinden kaçarak kuaföre sığındı, Mehmet Fatih G. ise bir süre kovaladıktan sonra bekçilere teslim oldu. Yaralılar, ilk müdahalelerinin ardından hastaneye kaldırıldı. Canbay, hastanede yapılan müdahaleye rağmen hayatını kaybetti.
"Kurtuluş eve gidip baltayı aldı, ’Seni keserim’ diye bağırdı"
Olayla ilgi dava Kocaeli 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülmeye devam etti. Duruşmaya tutuklu sanık, avukatı ve tanıklar katıldı. Tanık olarak dinelen Mustafa B., "Kurtuluş ızgara yapıyordu beni davet etti. Gittim beraber alkol içtik. Fatih, müziğin sesinin kısması için birkaç kez uyardı. Kurtuluş alkollüydü, tartıştı, daha erken olduğunu, müziğin sesini kısacağını söyledi ancak kısmadı. Ben sesi kıstım ancak Kurtuluş sesi tekrar açtı. Aralarında tartışma çıktı. Kurtuluş eve gidip baltayı aldı, ’Seni keserim’ diye bağırdı. Fatih de kendi evindeydi. Maktulün ablası Kurtuluş’u tutmaya çalışıyordu. Ben baltayı alıp kenara koydum sonra evime gittim. Daha sonra çığlık duydum. Gidip onları ayırmaya çalıştım. Ben de kolumdan bıçaklandım. Kurtuluş baltayı sallıyordu, hem mahalleye hem Fatih’e küfür etti. Fatih’in küfür edip etmediğini bilmiyorum. Kurtuluş bir kez baltayı savurduğunu gördüm, ben kolumdan yaralandığım için oradan ayrıldım. En son Fatih’in Kurtuluş’un arkasından koşuşturduğunu gördüm" dedi.
"Kurtuluş sanığın babasının elini öptü, ’Sen benim babamsın’ dedi"
Bir diğer tanık Fatih G. ise "Kurtuluş, ablası ile mangal yapıyordu. Beni de davet etti, beraber bira içtik. Mustafa’da bir süre sonra yanımıza geldi, ben ise evimde gittim. Balkonda otururken ses gelince olay yerine gittim. Kurtuluş mahalleye küfür ediyordu. Sanığın babası da kapıda oturuyordu, Kurtuluş için, ’Oğlum bunu alın götürün’ dedi. Kurtuluş’un elinde nacak vardı. Elinden aldım ve bir kenara koydum. Fatih camdan atladı. Çocuğum ağlayınca ben oradan ayrıldım. Müzik sesli ve rahatsız edici değildi. Kimseye sanığın babasına karşı saygısızlığı olmadı. Hatta Kurtuluş sanığın babasının elini öptü, ’Sen benim babamsın’ dedi" diye konuştu.
"Karşı taraf kontrolden çıkmıştı"
Sanık Mehmet Fatih G., savunmasında olaydan duyduğu pişmanlığı dile getirerek, eylemi kendini ve ailesini korumak amacıyla gerçekleştirdiğini savundu. Fatih G., "Kurtuluş babamın kapısına kadar gelip baltayı sallayıp küfür etti. Olay günü aynı zamanda yaralandım. Olmak istemediğim bir durumdayım. Karşı taraf kontrolden çıkmıştı. Amacım maktule zarar vermek değildi. Ben kendimi savundum. Öyle olduğu için üzgünüm" şeklinde konuştu konuştu.
24 yıla kadar hapis istemi
Duruşmada esas hakkındaki mütalaasını açıklayan cumhuriyet savcısı, ilk haksız eylemin kimin tarafından gerçekleştirildiğinin tam olarak belirlenemediğine işaret etti. Ancak tanık beyanları, maktul Kurtuluş Canbay’ın elinde "nacak" bulunması ve çevreye küfretmesi gibi unsurları göz önünde bulunduran savcı, cinayetin "haksız tahrik" altında işlendiğine kanaat getirerek sanık Mehmet Fatih G.’nin 18 yıldan 24 yıla kadar hapisle cezalandırılmasını talep etti.
Mahkeme heyeti, sanık avukatının süre talep etmesi üzerine duruşmayı erteledi.
"Saat ilerlediği için müziğin kapatılmasını rica ettim"
Öte yandan, Mehmet Fatih G. iddianamede yer alan ilk ifadesinde, olay gecesi eve döndüğünde komşusu olan maktul ve yanındakilerin alkol alıp yüksek sesle müzik dinlediklerini belirterek, "Müziğin kapatılmasını rica ettim ancak terslendim. Yaklaşık 10-15 dakika evde oturduktan sonra kapı önüne çıkarak saat ilerlediği için müziğin kapatılmasını rica ettim. Bu sırada Kurtuluş bana, ’Ben belediyeden izin aldım, kapatmıyorum’ şeklinde karşılık verdi. Tartışma sırasında Kurtuluş’un elinde balta vardı. Bunun üzerine tekrar eve girdim. Eve girdikten bir süre sonra Kurtuluş bana yaklaşık 5 dakika boyunca küfür etti. Küfürlere dayanamayarak pencere önüne geldim. Babamın merdiven önünde beklediğini, Kurtuluş’un ise elindeki baltayla tehditkar şekilde küfür etmeye devam ettiğini gördüm. Kurtuluş’un babama zarar vereceğini düşünerek mutfaktan ekmek bıçağı alarak camdan aşağı atladım. Babam ile Kurtuluş’un arasına girdim. Bu sırada Kurtuluş baltayı bana savurdu, sol koltuk altımdan yaralandım. Baltayı savurmaya devam etmesi üzerine kendimi savunma amaçlı rastgele bıçağı salladım" ifadelerini kullanmıştı.
Olay, 23 Ağustos 2025’de saat 23.00 sıralarında Çarşı Mahallesi Dursun Sokak’ta meydana geldi. Yüksek sesle müzik dinlenilmesi sebebiyle Kurtuluş Canbay (35) ile Mehmet Fatih G. (42) arasında tartışma çıktı. Tartışmanın büyümesi üzerine Canbay, balta ile Mehmet Fatih G. ise ekmek bıçağı ile birbirlerini yaraladı. Canbay olay yerinden kaçarak kuaföre sığındı, Mehmet Fatih G. ise bir süre kovaladıktan sonra bekçilere teslim oldu. Yaralılar, ilk müdahalelerinin ardından hastaneye kaldırıldı. Canbay, hastanede yapılan müdahaleye rağmen hayatını kaybetti.
"Kurtuluş eve gidip baltayı aldı, ’Seni keserim’ diye bağırdı"
Olayla ilgi dava Kocaeli 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülmeye devam etti. Duruşmaya tutuklu sanık, avukatı ve tanıklar katıldı. Tanık olarak dinelen Mustafa B., "Kurtuluş ızgara yapıyordu beni davet etti. Gittim beraber alkol içtik. Fatih, müziğin sesinin kısması için birkaç kez uyardı. Kurtuluş alkollüydü, tartıştı, daha erken olduğunu, müziğin sesini kısacağını söyledi ancak kısmadı. Ben sesi kıstım ancak Kurtuluş sesi tekrar açtı. Aralarında tartışma çıktı. Kurtuluş eve gidip baltayı aldı, ’Seni keserim’ diye bağırdı. Fatih de kendi evindeydi. Maktulün ablası Kurtuluş’u tutmaya çalışıyordu. Ben baltayı alıp kenara koydum sonra evime gittim. Daha sonra çığlık duydum. Gidip onları ayırmaya çalıştım. Ben de kolumdan bıçaklandım. Kurtuluş baltayı sallıyordu, hem mahalleye hem Fatih’e küfür etti. Fatih’in küfür edip etmediğini bilmiyorum. Kurtuluş bir kez baltayı savurduğunu gördüm, ben kolumdan yaralandığım için oradan ayrıldım. En son Fatih’in Kurtuluş’un arkasından koşuşturduğunu gördüm" dedi.
"Kurtuluş sanığın babasının elini öptü, ’Sen benim babamsın’ dedi"
Bir diğer tanık Fatih G. ise "Kurtuluş, ablası ile mangal yapıyordu. Beni de davet etti, beraber bira içtik. Mustafa’da bir süre sonra yanımıza geldi, ben ise evimde gittim. Balkonda otururken ses gelince olay yerine gittim. Kurtuluş mahalleye küfür ediyordu. Sanığın babası da kapıda oturuyordu, Kurtuluş için, ’Oğlum bunu alın götürün’ dedi. Kurtuluş’un elinde nacak vardı. Elinden aldım ve bir kenara koydum. Fatih camdan atladı. Çocuğum ağlayınca ben oradan ayrıldım. Müzik sesli ve rahatsız edici değildi. Kimseye sanığın babasına karşı saygısızlığı olmadı. Hatta Kurtuluş sanığın babasının elini öptü, ’Sen benim babamsın’ dedi" diye konuştu.
"Karşı taraf kontrolden çıkmıştı"
Sanık Mehmet Fatih G., savunmasında olaydan duyduğu pişmanlığı dile getirerek, eylemi kendini ve ailesini korumak amacıyla gerçekleştirdiğini savundu. Fatih G., "Kurtuluş babamın kapısına kadar gelip baltayı sallayıp küfür etti. Olay günü aynı zamanda yaralandım. Olmak istemediğim bir durumdayım. Karşı taraf kontrolden çıkmıştı. Amacım maktule zarar vermek değildi. Ben kendimi savundum. Öyle olduğu için üzgünüm" şeklinde konuştu konuştu.
24 yıla kadar hapis istemi
Duruşmada esas hakkındaki mütalaasını açıklayan cumhuriyet savcısı, ilk haksız eylemin kimin tarafından gerçekleştirildiğinin tam olarak belirlenemediğine işaret etti. Ancak tanık beyanları, maktul Kurtuluş Canbay’ın elinde "nacak" bulunması ve çevreye küfretmesi gibi unsurları göz önünde bulunduran savcı, cinayetin "haksız tahrik" altında işlendiğine kanaat getirerek sanık Mehmet Fatih G.’nin 18 yıldan 24 yıla kadar hapisle cezalandırılmasını talep etti.
Mahkeme heyeti, sanık avukatının süre talep etmesi üzerine duruşmayı erteledi.
"Saat ilerlediği için müziğin kapatılmasını rica ettim"
Öte yandan, Mehmet Fatih G. iddianamede yer alan ilk ifadesinde, olay gecesi eve döndüğünde komşusu olan maktul ve yanındakilerin alkol alıp yüksek sesle müzik dinlediklerini belirterek, "Müziğin kapatılmasını rica ettim ancak terslendim. Yaklaşık 10-15 dakika evde oturduktan sonra kapı önüne çıkarak saat ilerlediği için müziğin kapatılmasını rica ettim. Bu sırada Kurtuluş bana, ’Ben belediyeden izin aldım, kapatmıyorum’ şeklinde karşılık verdi. Tartışma sırasında Kurtuluş’un elinde balta vardı. Bunun üzerine tekrar eve girdim. Eve girdikten bir süre sonra Kurtuluş bana yaklaşık 5 dakika boyunca küfür etti. Küfürlere dayanamayarak pencere önüne geldim. Babamın merdiven önünde beklediğini, Kurtuluş’un ise elindeki baltayla tehditkar şekilde küfür etmeye devam ettiğini gördüm. Kurtuluş’un babama zarar vereceğini düşünerek mutfaktan ekmek bıçağı alarak camdan aşağı atladım. Babam ile Kurtuluş’un arasına girdim. Bu sırada Kurtuluş baltayı bana savurdu, sol koltuk altımdan yaralandım. Baltayı savurmaya devam etmesi üzerine kendimi savunma amaçlı rastgele bıçağı salladım" ifadelerini kullanmıştı.
